Galaksimiz Samanyolu Hakkında Ufkunuzu Açacak 10 Gerçek

Yaşadığımız gezegen olan Dünya’nın da içerisinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi, evrende bulunan sayısız galaksilerden yalnızca birisi. Öyle ki, yaşadığımız gezegen bile bu galaksinin içerisinde küçük bir toz tanesi hükmünde. Varın siz düşünün Samanyolu Galaksisi’nin büyüklüğünü ve bu şekilde sayısız galaksi olduğunu. Galaksimiz hakkında birbirinden ilginç 10 bilgiye hep beraber bakalım.

1. Orion Kolu

Evrendeki galaksilerin yarısından fazlası spiral şeklinde ve bu galaksilerin merkezinde bar biçiminde yoğunluk bulunmaktadır. Bizim yaşadığımız Samanyolu Galaksisi’de bu grubun içerisindedir. Bu tür spiral şeklindeki galaksilerin merkezlerinde birçok dallara ayrılmış uzantılar bulunmaktadır. Bu dal şeklindeki kollar toz bulutları tarafından birbirine bağlıdır.

Dünyamızın içerisinde bulunduğu Güneş sistemi de bu kolun içerisinde bulunmaktadır. Bu kolun adına Orion Kolu denmektedir. Önceleri Orion’un Perseus kolu ile Carina-Sagittarius Kolu gibi ayrı bir kol olduğu tahmin edilmekteydi. Ancak yapılan son çalışmalar Orion’un Perseus Kolu’na bağlı bir kısım olduğu belirlenmiştir.

Var olan teknolojiler ile ancak çevremizde bulunan gezegenleri görebilmekteyiz. Bundan dolayı Galaksimizin tam olarak nasıl bir yapıya sahip olduğu hakkında bir bilgi edinmek zor olmakta. Ancak gözlemlenen değerlere göre Orion Kolu’nun ana koldan 3,26 ışık yolu uzakta olduğu ve Galaksinin merkezinden ise 3,26 x 8000 ışık yılı uzakta olduğu tespit edilmiştir. Bu değer tahmini olarak 30,9 trilyon km’ye karşılık gelmektedir.

2. Galaksinin Merkezinde Kara Delik

Samanyolu Galaksisinin merkezinde bulunan Kara Delik, Güneş’in 200.000 katı kadar bir kütleye sahiptir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, Galaksimizin içerisindeki Sagittarius Kolunda bulunan yıldızları incelediler. Yapılan gözlemlerde, bu yıldızların yaptığı hareketlerden yola çıkarak Sagiittarius “A” grubunda bulunan yıldızlarının arkasında yoğun bir kütle saptandı. Bu yoğun kütle Kara Delikti. Yoğun denmesinin sebebi, kütlesinin 4.1 milyon solar olmasından kaynaklıdır. Öyle ki, bir nötron yıldızının kütlesi bile 1.5 solardır. Kara Deliğin kütlesini varın siz düşünün.

Son 20 yıl içerisinde yapılan çalışmalarda, Kara Deliğe yaklaşan yıldızların 18.000.000 km hızla Kara Deliğe doğru çekildikleri ve daha sonra merkeze yetişemeden uzağa fırlatıldıkları saptanmıştır.

Yapılan bir başka araştırmada ise kara deliğe yakınlaşan gaz bulutlarının, merkezin çekim gücünden dolayı ince uzun bir şekil alarak Kara Deliğin merkezine doğru 160 milyar km uzunluğunda bir uzama yaptığı kaydedildi.

3. Gayzer Partikülleri

Samanyolu Galaksisinin merkezinde bulunan Kara Delik, etrafındaki kütleleri kendisine doğru çekme gücüne sahiptir. Galaksideki birçok olayın merkezinde bulunan Kara Delikte yıldız kümeleri bir yaşam döngüsü içerisindedir. Yıldızlar burada sönüp, tekrar burada parlamaktadır. Yüksek enerji içeriği bulunan bu parçacıklar Galaksinin bir ucundan öbür ucuna doğru, Galaksinin yarısı kadar uzunlukta gerilmektedir. Bu partiküller çıplak gözle görülmese de, magnetik gözlükler ile bakıldığı zaman tüm evrenin %66’sını kaplamaktadır.

Bunun sebebi, yıldızların sonsuz enerjiye ve süpersonik hıza sahi olmalarından kaynaklanmaktadır. Gayzer parçacıklarının toplam enerjisi incelendiği zaman, 1 milyon süpernovanın yaymış olduğu enerjiden daha fazladır. Ayrıca yıldızlar rastgele hareket etmiyorlar. Belirli bir düzen içerisinde hareket eden yıldızların model haritasını çıkarmak için çalışmalar yapılmaktadır.

4. Yeni Yıldızlar

Samanyolu Galaksisine ne kadar sürede bir yeni yıldız eklenmekte? Bu konu üzerinde uzun yıllardır çalışmalar yapılmakta. Bu araştırmanın merkezinde alüminyum-26 maddesi rol oynuyor. Çünkü Galaksimizde ne zaman yıldız sayısı değişse, bu madde orada beliriyor. Bu madde üzerinden yapılan araştırmalar sonucu her yıl 7 yeni yıldızın Samanyolu Galaksisinde belirdiği gözlenmiştir. Buna karşın her yıl 3 büyük yıldız Galaksiden eksiliyor.

Galaksimizde ölen bu yıldızlardan ortaya çıkan hidrojen ve helyum elementleri milyonlarca yıl sonra tekrar birleşerek yeni bir yıldız oluşabiliyor. Dünyamızda olduğu gibi Galaksi içerisinde de bir ekosistem mevcut. Yani Galaksimizde de ölüm yaşamı besleyen bir olay. Milyonlarca yıl önce ölen yıldızların parçacıkları tekrar bir araya gelerek yeni yıldızların oluşumunu sağlıyor.

5. Yüz Milyar Gezegen

Samanyolu Galaksisinin içerisinde 100 milyar civarında yıldız bulunmaktadır. Ayrıca 200 milyara yakın sayıda gezegen olduğu da bir gerçektir. Bu veriler, “Cüce Yıldızlar” adlı “M” Dwarf yıldızları çalışmasının sonucunda elde edilmiştir. Cüce yıldızlar, Güneşten daha küçük boyutta olan ve Galaksimizdeki tüm yıldızların dörtte üçünü oluşturan yıldızlardır.

Gezegenlerin gözlemlenmesi, yıldızlara göre oldukça zor bir olaydır. Bunun sebebi ise, yıldızların kendi ışığını yayması, ancak gezegenlerde böyle bir ışık yayılımının olmamasıdır. Evrende bir cismin gezegen olarak kabul edilebilmesi için bir yıldızın yörüngesinde dönmesi ve yıldızdan aldığı ışık ile bir tarafının karanlık olması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında Kepler-32’nin Dünyamız ile benzerlik gösteren bir gezegen olduğunu görüyoruz. Dünyamız ile bire bir aynı olmasa da, Kepler-32 diğer gezegenler ile kıyaslandığı zaman yaşanabilir bir gezegen olarak görülmektedir.

6. Dünyaya Benzeyen Milyarlarca Gezegen

Yapılan gözlemler, Dünyamız ile benzerlik gösteren 100 milyar gezegenin varlığından bahsetmektedir. Ancak bu gezegenlerin çoğunun dünyamız ile pek benzerlik gösterdiği söylenemez. Her ne kadar yeryüzünde kaya ve toprak parçaları olsa da, canlı yaşamı için gerekli koşulların olmadığı sayısız gezegen vardır.

Yapılan araştırmalar, Galaksimizde bulunan yaklaşık 200 milyar gezegenden 11-40 milyar gezegenin Dünyamız ile benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Bilim adamları, 42.000 yıldız üzerinde yaptığı çalışmalarda 603 tane gezegenin yaşama elverişli koşulları bulundurduğunu ortaya çıkardılar. Bu gezegenler gerekli ısı ve likit okyanusları barındırdığı için yaşama elverişli olduğu düşünülmektedir.

7. Yamyam Galaksi

Galaksimizde yıldızlar ölmekte ve milyarlarca yıl sonra yeni yıldızlar doğmaktadır. Bu ölüm ve doğumlara rağmen galaksimizin büyüklüğü normal olarak değişmeyecektir. Çünkü galaksimizin büyümesi için dışarıdan bir çekim olması gerekmektedir. Ancak tuhaftır ki galaksimiz büyüyen bir özellik göstermektedir. Galaksimiz diğer galaksileri içine aldı ve kendi içerisine kattı. Bu durumun devam edeceği düşünülüyor.

Hubble Uzay Teleskobundan yapılan gözlemlere göre Galaksimizin etrafında bulunan nesnelerin içine çekilmesi veya itilmesi gerekirken, galaksimize teğet geçerek, uzun süre Galaksimiz içerisinde bulunmasını sağlıyor. Bunun sonucunda ise bu nesneler toz bulutları ve yıldızlar tarafından yutuluyor.

Galaksimizin bu yutma işi hiç durmadan devam edecektir. Samanyolu Galaksisi, bundan 4 milyar yıl sonra Andormeda Galaksisini yutacak ve kendi içerisine katacaktır.

8. Kozmik Eğim

Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, Galaksimiz spiral şeklinde bir görüntüye sahiptir. Ancak bu spiral görüntü, Galaksimizin tam ortasında bulunan çift taraflı çıkıntı ile bozulmaktadır. Bu çıkıntılar, spiralin farklı uçlarına doğru gerilmiş olan hidrojen molekülleridir. Bu moleküller merkezin çekim gücünden kaynaklanmaktadır.

Bu çıkıntıların sebebi, karanlık madde ile Macellan Bulutları olarak adlandırılan ufak boyutlu galaksilerdir. Galaksimizin merkezine bulunan bu çıkıntılar, tüm galaksinin %2’sini oluşturmaktadır. Karanlık madde, çıkıntıların içerisinde dolaştığı zaman Galaksimizdeki merkezi çekim gücünü etkileyerek bu manzarayı önümüze seriyor.

9. İkiz Galaksiler

Günümüzdeki teknoloji ile gözlemleyebildiğimiz 170 milyar galaksinin içerisinde, elbette Samanyolu Galaksisi ile benzer özellikler taşıyanlar vardır. 2012 yılında yapılan bir gözlem esnasında Samanyolu Galaksisi ile çok benzeyen bir galaksi gözlenmiştir. Bu galaksinin ortasında, Samanyolu Galaksisindeki Macellan Bulutlarına benzeyen yapılar da gözlenmiştir. Bu galaksinin ismi NGC 1073. Samanyolu Galaksisi ile o kadar çok benzerlik taşıyor ki, kendi Galaksimizi anlamak için bu galaksi üzerinde araştırmalar yapıyoruz. 180 milyar galaksinin %3’lük kısmında bu tarz bulutsu oluşumlar mevcuttur.

10. Galaktik Yıllar

Dünyanın Güne etrafında tam bir tur atması 365.4 güne tekabül etmektedir. Güneş sistemi ise Samanyolu Galaksisinin etrafını 250 milyon yılda bir tur tamamlamaktadır.

Güneş sistemi 792.000 kilometre hızla dönmektedir. Eğer insan bu hızla hareket edebilseydi, dünyanın etrafını 3 dakika gibi kısa bir sürede dönebilirdi. Güneşin bu dönüş hızı hesaba alınarak düşünüldüğü zaman, Güneş’in 18 galaktik yaşında olduğu sonucu ortaya çıkıyor.

Samanyolu galaksisinin ve gezegenlerin olağanüstü büyüklüğü hakkında ilginç bir video

Samanyolu galaksisi hakkında güzel bir belgesel

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.