Kimyasal Bağlar Nedir Nasıl Oluşur ve Çeşitleri Nelerdir?

Nedir Nasıl Oluşur ve Çeşitleri Nelerdir?: Maddenin çekirdeğinde bulunan atomları bir arada tutan kuvvete “” denir. En az iki atom arasında elektron alışverişi sonucu veya ortak kullanımları kimyasal bağ oluşmasında etkili olmaktadır.

Atomların kimyasal bağ yapma sebepleri; tek başına bulunduklarında enerjileri yüksektir fakat diğer atomlar ile bağ yaptıkları zaman enerjilerini düşürürler. Atomlar düşük enerjiye geçmeye meyillidirler. Çünkü düşün enerji halindeki bir atom daha kararlı olacaktır.

Kimyasal bağ sayesinde atomlar eski hallerinden daha düzenli, bir arada ve belirli geometrik şekle sahip olurlar. Bunu yapmalarındaki amaçları en yakınlarındaki soygaz düzenine geçmeye çalışmalarıdır. Soygazlar maddenin en kararlı yapısındadır.

Çevremizde görmüş olduğumuz birçok fiziksel özellik maddenin elektriksel yapısının türüne bağlıdır. Ayrıca oluşacak olan kimyasal bağ ile de farklı maddeler ortaya çıkmaktadır. Yapılan bu bağın kuvvetliliği maddenin erime ve kaynama noktasını da etkilemektedir.

Atomlar Neden En kararlı Hale Geçmek İsterler?

Başka bir deyişle atomlar neden soygaz düzenine geçmek isterler? Çünkü soygazlar; maddenin en kararlı yapısında olan ve elektron alıp verme gibi bir eğilimleri olmayan maddelerdir. Denge halinde olan soygazların en dış elektron yörüngesinde tam dolu elektron bulunmaktadır. Fazladan elektron alacak yerleri yoktur.

Periyodik tabloya baktığımızda soygazların bu kararlılıklarından dolayı atomlar elektron alırlar veya elektron verirler. Bu elektron alıp verme işlemi ise atomlar arasında ya ortaklaşa kullanım ile ya da bir alışveriş ile gerçekleşmektedir.

Atomun dublet kuralına (2’ye) uyması için son yörüngesinde 2 elektron bulundurması gerekir. Yani 2 atomlu ve kararlı yapıda olan Helyuma(He) benzemek istemesidir.

Atomun okted kuralına (8’e) benzemesi için de son yörüngesinde 8 elektron bulundurması lazımdır. Son yörüngesinde 8 elektron bulundurduğu an da kararlı yapıya geçmiş demektir.

Normal şartlarda soygazların son orbitallerinin dolu olması onların bağ yapma isteklerinin olmadığını gösterir.

Kimyasal Bağ Çeşitleri Nelerdir?

Kimyasal bağların 4 farklı çeşidi bulunur ve bunlarda kendi içerisinde farklı sınıflara ayrılmaktadırlar.

A. Güçlü Etkileşimler

1.İyonik Bağ

Atomlar arasında farklı yüklü taneciklerin( “+ ve – “) bir elektriksel çekim kuvveti sonucu ortaya çıkan bağa denilmektedir. Bu bağ metaller ile ametal atomlar arasında gerçekleşmektedir.

Metal atomlarının fazla elektronlarını vermesi, ametal atomlarının ise metallerden bu elektronları alarak ikisininde kararlı hale geçmesidir.

Kimyasal bağ türlerinden iyonik bağ yapan atomlar eğer elektron vermişse + yüklü, elektron almışsa – yük ile yüklenirler. Oluşan bu zıt yükler iyonik bağ içerisinde kristal yapı oluşur. İyonik bağlar kuvvetlidir. Bu bağı yapmış olan atomları bileşenlerine ayırmak oldukça güçtür.

Atomlardan birisinin elektron kaybetmesi sonucu (+) yani pozitif yüklü iyona dönüşür. Bu pozitif iyonlara “Katyon” adı verilmektedir.

Eğer atom diğer atomdan elektron kazanmış ve son yörüngesine yerleştirmişse bu atomlara da (-) negatif yüklü iyon yani “Anyon” denilmektedir. İyonik bağda verilen ve alınan elektron sayıları mutlaka eşit olmalıdır.

İyonik Bağ Yapan Atomların Özellikleri Nelerdir?

  • İyonik bağlı bileşiklerin yapısı kristaldir.
  • Bu bileşikler oda sıcaklığında maddenin katı halinde bulunurlar.
  • Katı halleri elektriği iletmez fakat sulu çözeltileri ve sıvı hale geçtiklerinde elektriği iletirler. Örneğin; sofra tuzu bir iyonik bileşiktir ve suya atıp çözelti haline getirdiğimizde elektriği iletir. Şekerli suyun elektriği iletmemesinin sebebi iyonik bağlı bir bileşik olmadığı içindir.
  • İyonik bağ asıl olarak iyonlaşma enerjisi düşük elementler ile elektron ilgisi yüksek elementler arasında gerçekleşir. Madde bu sayede en kararlı hale geçer.

İyonik bağlı bileşiklere örnek olarak NaCl, MgS, BaCl2 NaOH, NH4NO2 ve FeO yapılarını verebiliriz.

2. Kovalent Bağ

Ametal atomlarının kendi elektronlarını aralarında ortaklaşa kullanarak son yörüngelerinde kararlı yapıya geçmesine”Kovalent bağ” denir. Bu ortaklaşa kullanılan elektronlar sonucu oluşan bağ kovalent, bu bileşiklere ise kovalent bağlı bileşikler ismi verilmektedir.

Kovalent bağ oluşurken ametal atomları arasında herhangi bir elektron aktarımı gerçekleşmemektedir. Örneğin; C, N, S, F,Cl, Br, I, O ve H elementler kendi aralarında oluşturacakları bileşiklerdir.

Kovalent bağlı bileşikleri iki farklı sınıfa ayırırız. Bunlar: Apolar kovalent bağ ve polar kovalent bağdır.

a. Apolar Kovalent Bağ

Aynı cins ametal atomları arasında oluşacak bağa verilen isimdir. Bu bağda elektronlar eşit paylaşıldığı için molekülün + veya – kutbu yoktur. Örneğin; Cl2, H2, O2 gibi moleküller apolar kovalent bağa örnek olarak verilebilir.

Apolar kovalent bağ kutupsuz bir bağdır.

b. Polar Kovalent Bağ

Kutuplu bir bağ olup farklı cinsteki atomların oluşturdukları bileşiklere denir. Kutuplaşmaların sebebi; atomlar arasında eşit olarak paylaşılmadığı içindir. Bu kovalent bağ türünde ametallerin bir ucu pozitif diğer ucu negatif yüklenmektedir.

Polar kovalent bağa örnek olarak HCl, HF, CO2, NO, CO, OF2, CO2, H2O moleküllerini verebiliriz.

Kimyasal bağın polarlık derecesi moleküller arasında farklılık göstermektedir. Periyodik tabloyu incelediğimizde atomların elektron çekme ilgilerinin arasındaki fark büyüdükçe bağ daha polar hale gelmektedir.

3. Metalik Bağ

Metalik bağ, metal atomlarını maddenin katı ve sıvı halini ile bir arada tutan kuvvettir. Bu bağ metal atomları arasında gerçekleşir ve metallik bağı oluşturur. Metal atomların da bulunan değerlik yani valens elektronlar atomun çekirdeği tarafından güçlü bir şekilde tutulamazlar. Değerlik elektronlarını kuvvetli bir şekilde tutamamalarının sebebi ise metallerin iyonlaşma enerjilerinin ve elektronegatifliklerinin oldukça düşük olmasından kaynaklanmaktadır.

Metal atomlarının en dış katmanlarındaki elektronlar sıkı tutulamamaktadır. Bu bağ en dıştaki metal elektronlarının bir elektron bulutuna vermesi sonucu oluşmaktadır. Verilen bu elektronlar serbest hareket edebilme yeteneğine sahiptirler.

Metallerdeki yüksek ısı ve elektrik iletkenliği onların atomlarının içerisinde serbest hareket etmelerinden dolayıdır.

Metalik bağın kuvvetliliği değişkenlik göstermektedir. Atomun iyonlaşma enerjisinin azalması durumunda bu bağ zayıflamaktadır. Değerlik elektronlarının sayısı arttıkça ise bağın kuvvetliliği artmaktadır. Değerlik elektron sayısı, atomun son yörüngesindeki elektronları göstermektedir.

B. Zayıf Etkileşimler

1.Van Der Waals Bağı

Güçlü etkileşimlerden farklı olan bu bağ, diğer üç bağa göre zayıftır. Bu bağ, molekülün pozitif yüklenmiş bir bölümü ile negatif yüklenmiş diğer bölümü arasında kısa süreli zayıf bir çekim sonucu oluşur. Molekülde bulunan elektronların bulunduğu bir yer kısmen pozitif diğer yer ise kısmen negatiftir. Bu pozitif ve negatif yükler arasındaki kuvvetin etkisiyle oluşur.

Oda sıcaklığında maddenin gaz fazında olan bazı apolar moleküller soğutulduğu zaman birbirleri arasındaki uzaklık azalır. Ayrıca yüksek basınç uygulandığında da aynı durum söz konusudur. Bunun sonucunda ikincil bir bağ olan bu bağ oluşmaktadır.

Maddelerin moleküllerinin büyüklüğü arttıkça zayıfta olsa bağın kuvveti artar ve erime noktası yükselir. Aynı zamanda kaynama noktası da yükselmektedir.

2.Hidrojen Bağı

Hidrojen atomunun, elektron ilgisi büyük atomlar ile yapmış olduğu bileşiklerde molekülleri bir arada tutan kuvvete denir. Moleküller arası oluşan bir bağdır yani atom içi değildir. Hidrojen atomunun kovalent bağ ile bağlandığı yüksek elektronegatiflikteki atom, bağ elektronlarını kendisine doğru çekmesi sonucu hidrojen bağı oluşmaktadır.

Yazar: Bilgi Kurdu

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.