Radyasyon Nedir Çeşitleri Zararları ve Radyasyon Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Bu gün sizler için radyasyon nedir, ne tür zararları var, radyasyondan nasıl korunuruz sorularına yanıt aradık, işte radyasyon hakkında bilmeniz gereken her şey. Atom, maddenin yapı taşıdır. Proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdekten oluşmuştur. Bir maddenin atom çekirdeğinde yer alan nötronların sayısı protonların sayısından fazla ise çekirdekte bir kararsızlık meydana gelir. Bu fazla nötronlar parçalanarak etrafa alfa, beta ve gama adı verilen ışınlar saçarlar. İşte bu olaya radyasyon adı verilmektedir.

Çevremizde bulunan birçok madde doğal olarak radyasyon içermektedir. Toprakta da bulunduğu için beslendiğimiz gıdaların birçoğunda radyasyon bulunmaktadır. En çok doğal radyasyonun bulunduğu gıdalar; ayçiçeği, havuç, kuru yemişler, patates ve maden sularıdır. Buna ek olarak işlenmiş maddelerde radyasyon içermektedir. Granit, kum taşı, kireç taşı gibi bazı  kayalarda da radyasyon bulunmaktadır. Bu maddeleri kullanarak yapılan binalar da doğal radyasyona maruz kalır.

İnsan ve Radyasyon

Uluslararası Atom Enerjisi’nin yaptığı araştırmalara göre bir insan yılda yaklaşık olarak 2,8 milisivert (mSv) radyasyonun etkisi altında kalmaktadır. Bu rakamın %85′ i doğal kaynaklar olan topraktan, güneşten ve uzaydan gelen kozmik ışınlar sebebiyle olurken geriye kalan kısmını tıbbi ışınlamalar, insan yapımı (nükleer silah denemeleri sebebiyle atmosfere salınmış radyoaktivite ve nükleer santral) den kaynaklanmaktadır.

Gözle göremediğimiz alfa, beta ve gama ışınları biz farkında olmadan organlarımız, dokularımız, tüm vücudumuz radyasyona maruz kalır. Fark edemediğimiz bu zararlı ışınlar bir süre sonra vücudumuzda etkisini gösterdiğinde anlarız.

Radyasyon Nasıl Yayılmaktadır?

Radyasyon genel olarak dalga yolu, parçacık yolu veya foton adı verilen enerji paketleri ile yayılmaktadır. Bu yayılma aslında doğamızda sürekli meydana gelmektedir. Günlük hayatta kullandığımız radyo dalgaları, endüstri alanlarında kullanılan X ışınları ve güneşten gelen ışınlar bilinen radyasyon çeşitleridir.

Radyasyonun varlığını keşfeden kişi 1896 yılında Fransız fizikçi olan Henri Becquerel’ dir. Uranyum tuzu ile yaptığı çalışması sırasında bu tuzlardan ışınlar yaydığını fark ederek keşfetmiştir. Becquerel’ in radyasyonu keşfinden sonra zamanla çalışmalar artmış ve daha çok bilgi elde edilmiştir. Uranyum elementinin işlenmesi ile harika bir güç ortaya çıktığı için bugün kullandığımız teknolojinin de önünü açmıştır.

Radyasyonun Çeşitleri

İyonlaştırıcı Radyasyonlar: Bu radyasyon çeşidi iyonları birbirinden ayrıştırır. İki farklı tür şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu iki tür de kendi içerisinde farklı sınıflara ayrılır.

1. Elektromanyetik Radyasyonlar

Gama ve X ışınları olmak üzere iki türü vardır. Bu radyasyon çeşidine ışık ve radyo dalgalarını örnek olarak verebiliriz.

Gama Işınları; Elektromanyetik dalgalardan oluşmuştur. Genellikle nükleer reaksiyonlar sonucu oluşmaktadır. Gama ışınları karasız atom çekirdeklerinden yayılan elektromanyetik ışınlardır.

X Işınları; Hızlandırılmış yüksek atom numaralı ışınlar, çevresinde bulunan diğer farklı atomların çekirdeklerine yaklaştıklarında meydana gelmektedir.

2. Parçacıklı Radyasyon

Toplamda 3 çeşidi bulunmaktadır. Bunlar: Alfa, Beta ve Serbest Nötronlardır.

Alfa (α) Işını; Pozitif yüklü parçacıklardan oluşmaktadır. Artı yüklenmiş Helyum elementi çekirdeklerinden meydana gelmiştir. Güçlü ışın değildirler. İnsan derisine herhangi bir etkisi yoktur. Deri tarafından kolayca durdurulabilir.

Beta (β) Işını; Pozitif ve Negatif elektrik yüklerinden oluşmuşlardır. Alfa ışınlarına göre biraz daha güçlüdürler. Bu ışınlar ince bir su tabakası, metal veya cam tarafından durdurulabilir. Alfa ve Beta ışınları insan vücuduna çok zarar veremezler.

Serbest Nötronlar

Radyasyon nedeniyle oluşmuş yüksüz parçacıklara verilen isimdir. Hemen hemen her maddeye rahatlıkla nüfuz edebilmektedirler. Serbest Nötronlar, içerisine girdikleri maddelerin nötron parçacıkları ile etkileşime girerek alfa, beta, gama ve X ışınları gibi ışınımlar meydana getirirler.

İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyonlar

Ultraviyole Işınlar; İyonlaştırıcı radyasyonlara örnek olarak verilebilir. Güneş sayesinde yayılmaktadırlar. Beyaz elbise güneş ışığını yansıttığı için bu ışınlardan beyaz giyinerek kurtulabilir. Bu ışınlar zaman zaman mermer, kar ya da kum gibi açık renkte olan zeminden yansıyarak gözümüzü etkileyebilir. Bu etkinin derecesine göre kar körlüğü veya güneş körlüğü olarak adlandırılan olay yaşanılabilir.

Kısaca UV ışınları olarak gösterilir. Deriyi geçemedikleri için oldukça zararlıdırlar. Bu ışınlara maruz kalmış birisinin deri kanseri olma riski yüksektir.

Elektromanyetik Radyasyon; Bu radyasyona örnek olarak; radyo dalgaları, mikrodalgalar, cep telefonları, bilgisayarlar, büyük güç kaynakları gibi maddelerin yaydığı radyasyon verilebilir. Maalesef günlük yaşantımızda bunlara sıkça maruz kalmaktayız. Bu maddelerden birçoğu yeni teknoloji ile üretildiği için insan sağlığı açısından üzerinde detaylı bir araştırma yapılamamıştır.

Radyasyonun Zararları

Radyasyon çeşitleri içerisinde yer alan iyonlaştırıcı radyasyon, insanın temel yapı taşı olan DNA’ yı parçalayabilecek potansiyele sahiptir. Yani DNA parçalanırsa vücutta yer alan hücreler büyük hasar görür ve hatta ölebilir. Bu yüzden kanser hastalığı ortaya çıkar.

DNA parçacığında oluşan herhangi bir hasar genetik etkileri tetikleyebilir. Hamile kadınların doğacak bebeklerinde organ bozukluğu olabilir. Yalnızca doğacak çocuğu değil birkaç nesli oldukça kötü etkiler.

İnsan vücudunda kalıcı hasarlar bırakabilir. Bu yüzden oldukça dikkat edilmesi gereken konulardan bir tanesidir. Çünkü radyasyonun etkisi gelişme çağında olan çocuk ve gençlerde daha fazla görülebilmektedir.

Radyasyondan ilk etkilenen organımız gözlerimizdir. 

Çocuklar genellikle televizyona yakın oturarak seyrederler. Bu oldukça zararlıdır. Göz bozuklukları ve katarakt hastalığının oluşmasında ana etken radyasyondur.

Doğada kolay kolay yok olmayan radyasyon, radyoaktif madde ile yüklenmiş toz bulutları arasına yerleşerek atmosferde oluşan hava olaylarını etkilemektedir. Bu nedenle dünyanın herhangi bir yerinde radyoaktif yağışlar oluşabilir. Buna örnek olarak; Çernobil Faciası yalnızca Ukrayna’da oluşmuştur ancak Karadeniz bölgemizi ve bütün Avrupa’yı kötü etkilemiştir.

Bu radyoaktif madde ile yüklü bulutlar içme sularına ve toprağa karışarak bunları tüketen tüm canlıların vücutlarına karışmıştır.

Japonya Fukuşima Nükleer Santrali’nde oluşan kazadan sonra radyoaktif maddeler 2 sene sonra okyanusun öbür ucundaki Kanada kıyılarına kadar ulaşabilmiştir. Aradan zaman geçmesine rağmen doğada yok olmama özelliğinden dolayı insanları ve diğer tüm canlıları olumsuz etkilemektedir.

Radyasyon İnsan Vücudunda Birikebilir Mi?

Çevremizden yayılan elektromanyetik radyasyon ışınları direkt olarak insan vücuduna etki edebilir. Radyonüklitlerin yaydığı radyasyon genel olarak dış ışınma yolu veya iç ışınlanma yoluyla radyasyonun etkisi altında kalınabilmektedir. İç ışınma; radyonüklitlerin solunum, sindirim ya da dolaşım sistemi yolu ile vücut içine alınmasıdır.

Radyasyonun vücuduma etkisinden bahsettiğimizde aklımıza röntgen cihazları gelmektedir. Bu cihazlar aslında kendileri radyoaktif madde aktaran cihazlar değildir fakat gerekli elektrik enerjisi ve altyapı hazırlandığında X ışını üreten cihazlara dönüşebilmektedir. Bu cihazdan alınan radyasyon anlık olup vücudumuzda birikmemektedir.

Vücudumuzdaki radyoaktif maddenin miktarı “Tüm Vücut Sayım Sistemi” kullanılarak ya da idrar/dışkı testi ile ölçülebilir.

Radyasyonun Olumsuz Etkilerinden Nasıl Kurtulabiliriz?

  • Evimizde veya iş yerimizde kullanmadığımız elektrikli aletleri ya kapalı tutarak ya da fişten çıkararak radyasyonun etkisinden biraz kurtulmamız mümkündür. Çünkü elektrikli cihazlar “Stand by” konumuzda kalırsa elektromanyetik kirlilik oluşturacaktır.
  • Düşük radyasyon yayan bilgisayar ekranı kullanmaya özen göstermeliyiz. Ekran filtresini kullanarak Radyasyonun zararını aza indirebiliriz.
  • Flüoresan ve halojen içeren okuma lambalarını kullanmamaya özen gösteriniz.
  • Radyo, tablet ve telefon gibi elektronik cihazları gece uyuduğunuzda başınızın altına koymamaya çalışın. Özellikli gece yatarken telefonunuzu alarm sesini duymak için yastığınızın altına koymanız oldukça zararlıdır.
  • Saç kurutma makineleri de manyetik bir alan oluşturduğu için uzun süreli kullanmak yerine kısa süreli tekrarlar şeklinde kullanmanız iyi olacaktır.

Yazar: Bilgi Kurdu

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.