Bebeğinin Öleceğini Bile Bile Doğuran Fedakar Anne

Bu yazımızda oldukça fedakar bir annenin öyküsünü sizlere aktarmaya çalışacağız. Anensefali adında bir hastalık ile Rylei Arcadia adında bir kız çocuğu dünyaya getiren Krysta Davis adında bir bayandan bahsediyoruz. Anensefali hastalığı, bebeklerde beyin ve kafatasının gelişmesini engelleyen bir doğum kusuru olarak biliniyor. Fakat bu anne, bebeğinin öleceğini bile bile doğumu yapmak istedi. Çünkü bu minik bebeğin organlarını bağışlamak gibi ulvi bir düşüncesi bulunuyordu. Bebek doğduğunda ölmek üzereydi. Gelin bu hikayeye birlikte göz atalım.

Okumak yerine videoyu izleyebilirsiniz

Krysta Davis ve kocası Derek Lovett, bebeklerinin anensefali hastalığını bilmelerine rağmen, organ bekleyen ailelere umut olabilmek için, hayatlarının belki de en zor kararını vererek çocuğun doğmasına izin verdiler.

Anne adayı Krysta, bebeğinin anensafali hastalığına sahip olduğuna hamileliğinin daha 18 inci haftasında öğrenmişti. Yani bebeğin doğmasına yaklaşık 5 aylık bir süre varken. Doktorlar, bu bebeğin çok uzun süre yaşamayacağını ve doğumun ardından birkaç gün içinde öleceğini çifte söyleyip çocuğun alınmasını önerseler de; çift, çocuklarının doğmasını istedi. Çocuklarını sevmek için çok kısıtlı bir zamanları vardı ancak onların amacı çok başkaydı. Diğer insanlara umut olabilmek.

Rylei adındaki bebek yaklaşık 2 buçuk kilogram olarak dünyaya geldi ve sadece bir hafta yaşayabildi. Kendisi bir hafta yaşadı ancak; kalbi, ciğerleri ve diğer organları başka bebeklerin yaşamasını sağladı.

Anne Krysta ise bu konu hakkında şunları dile getiriyor:

“Onu doğuma kadar taşımam, organlarını bağışlayabilmemiz anlamına geliyordu. Bizim alıp eve götüremediğimiz bebeğimizi başka anneler evine götürebilsin istedim. Hamileliğimin kalanı boyunca sadece bu düşünceden güç aldım. Diğer bütün aileler gibi elimizden gelen her şeyi yaptık. En sevdiği müzik grubunu keşfettik, normal aileler gibi davrandık. Sadece onu neşelendirmek için biraz daha çaba harcadık. Karnımda tekmelerini hissediyordum. Çok fazla hareket edip etmediğini bilmiyordum ama sonra öğrendim ki çok hareketli bir bebekmiş.”

“Hamileliğim ilerledikçe daha fazla hareket etmeye başladı. Karnımda ayak hareketlerini rahatlıkla izleyebiliyordum.”

“9 ay boyunca karnımda taşıdım, ona aşık oldum ama görüp kucağımda tutana kadar hissettiklerim hiçbir şeymiş. Doğduğu an yanlış hiçbir şey göremiyordum, aşık olmuştum. Geçirecek ne kadar zamanımızın kaldığını bilememek çok zordu. Bebeğimi kaybettiğimde doktor geldi ve 12 yıldır bizim gibi bir aile görmediğini söyledi. Kızımı her hatırladığımda, yaşadığımız o küçük ve kısa anlar aklıma geliyor ve gözümden birkaç damla yaş süzülüyor.”

“Eğer sizin çocuğunuzsa organlarını vermek tabii ki zor oluyor ama başkaları için ikinci bir şans anlamına geliyorsunuz.”

Çift, Rylei’den önce doğan bebeklerini de başka bir hastalıktan dolayı 2017 yılında kaybetmişti. Yeni doğacak bebeğin beyninin bir kısmının gelişmeyeceğini ve kısa bir süre içerisinde öleceğini bildikleri halde onu doğurmak istemesinin sebeplerinden birisi de bu olsa gerek.  Çünkü onlar evlat acısının ne demek olduğunu biliyorlardı. Başka insanların da evlat acısı çekmesini istemiyorlar ve doğacak olan çocuğun organlarını bağışlamak gibi ulvi bir görevi yerine getirerek diğer ailelere umut olmayı seçtiler.

Fakat bu çift için sıkıntılar bir türlü bitmiyordu. Doğum esnasında küçük bebek anne karnında ters dönmüştü. Tüm zorluklara göğüs geren anne, çocuğu kucağına almakta kararlıydı ve bu zorluğun da üstesinden gelerek doğumu gerçekleştirdi.

Evet Rylei doğdu ve 1 hafta yaşadı. Aile bebeklerini unutmamak için bir fotoğrafçı ile anlaştı ve onun her anını ölümsüzleştirdi.

Kaynak: https://www.mirror.co.uk/news/us-news/se…

Restbet
hacklink hacklink al viagra krem bedava bahis bedava bahis baileysports.com wordpress guvenligi program indir hacklink hizmeti php shell