Çocukların Daha Başarılı Olmasını Sağlayan 7 Etkili Yol

Çocukların Başarılı Olmasını Sağlayan 7 Temel Yol

Çocuklar, her aile için çok özeldir ve dünyanın da geleceğidir. Çocukların sağlığı anne babalar için her şeyden çok daha önemlidir.

Anne babalar çocuklarının ilerleyen dönemlerde başarılı olmasını isterler. Başarı kelimesi ise gerek bizim toplumumuzda gerekse diğer toplumlarda ders ile ilişkilendirilmektedir. Tam da bu noktada en büyük yanılgı yaşanmaktadır. Çünkü her çocuk aynı düzeyde başarı gösteremeyebilir. Burada temel nokta kişilerin kendine özgü olmasıdır. Her bireyin ilgi alanı, yeteneği ve başarılı olduğu konular birbirinden farklı olabilmektedir. Kimi insan yüzmede, kimisi satrançta kimisi matematikte daha başarılı olabilir. Anne babalar da çocuklarını buna göre değerlendirmelidirler. Bu noktada anne babalar ile birlikte öğretmenler de çocukların bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurmalıdırlar. Mesela matematik dersinde gerçekten başarılı olan bir çocuğa başarılı gözü ile bakıp da beden eğitimi dersinde başarılı olan bir çocuğa başarısız gözü ile bakıldığında tüm ilgi alanı ve yetenek gibi unsurları göz ardı etmiş oluruz. Çocuk başarısı sadece genel kültürdeki dersler ile ölçülemez. Bazı çocuklar bu gibi derslerde başarılı olur, bazı çocuklar da spor ya da resim gibi derslerde başarılı olur. Şunu unutmamalıyız. Bu iki çocuk da başarılıdır. Ancak başarı alanları birbirinden farklıdır.

Çocuğun başarılı olmasını sağlayan 7 temel yol ise şunlardır;

1 – Çocuğu yetenekleri doğrultusunda yönlendirmek:  Tüm çocukların kendilerine özgü yetenek ve ilgi alanları olduğu unutulmamalıdır. Bazı çocukların yetenekleri erken yaşta keşfedilmişken bazılarının ki ise daha keşfedilmemiş olabilir. Yeteneği henüz keşfedilmeyen çocuğa başarısız yakıştırması yapmak da doğru bir tutum değildir. Bunun yerine acaba bu çocuğun başarılı olabileceği alan nedir, sorusunun cevabı aranmalıdır. Okullarda verilen matematik, Türkçe ya da fen bilimleri gibi derslerde çok başarılı olamayan çocukların spor alanında başarı gösterdikleri genel olarak gözlemlenen bir durum olmuştur. Ya da sınıfta haylazlık yapan derse pek kendini veremeyen bir öğrencinin çok güzel resimler yapabildiği durumlara da rastlanılmıştır. Yani bu çocuklar bu tür genel kültür derslerinde başarısız olsalar da başarılı oldukları kendilerine özgü alanları bulunmaktadır. Bu nedenle bu çocuklara başarısız denilemez. Zaten herkes aynı düzeyde matematik ya da fen bilimi çözebilmiş olsaydı, insanlar hepsi doktor ya da mühendis olurdu. Ancak insanlığa ressam, heykeltıraş ya da sporcu da lazımdır.

2 – Çocuğu başka çocuklarla kıyaslamamak: Aslında insanların hemen hemen hepsi başka bir insanla kıyaslanmak istemezler. Zaten bu durum kimsenin hoşuna gitmeyecektir. Bu durumda bize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı biz de başkalarına yapmamalıyız. Hele hele bu kişi bir öğrenci ve gelişme çağında olan bir birey ise. Bu durumda kesinlikle başka çocuklarla kıyaslanma gibi hataya düşülmemelidir. Belki komşunuzun çocuğu takdir almış ancak sizin çocuğunuz alamamış olabilir. Bu durumda onunla kıyaslamak yerine çocuğunuzun başka bir özelliğini takdir etmeniz daha doğru bir yöntem olacaktır. Eğer kıyaslama yaparsanız çocuğunuza başarıya teşvik etmek yerine daha çok başarısız olmasına neden olabilirsiniz. Tabi, kıyaslama ve rekabet kavramlarını birbiri ile karıştırmamak gerekir. Çocuğunuzu yıpratmayacak ancak gizli bir şekilde diğer çocuklarla rekabet ortamı oluşturabilirsiniz.

3 – Çocukla sevgi ve saygı dolu bir ilişki kurmak: Aile ve çocuk arasındaki ilişki çocuğun bütün hayatını etkileyecek öneme sahiptir. Eğer bir aile çocuğuna yeterince ilgi göstermişse o çocuğun beyin ve ruh sağlığı diğerlerine göre daha sağlıklı olacaktır. Her şey çocuğun özel okullarda özel hocalarla ders alması değildir. Çocuğun anne babasından beklentisi ise yeterince sevgi ve ilgidir. Eğer çocuklar ailelerinden sevgi ve ilgi görmezlerse bu durum onların başarısını da olumsuz yönde etkileyecektir. Belki maddi olarak bir doyuma ulaşmış olabilir, fakat ilgi ve sevgi görmeyen çocuklar manevi anlamda doygunluk hissine erişemezler. Bu nedenle çocuklarınızla sevgi ve saygı dolu bir ilişki kurarak, onlarla bol bol konuşarak ve düşüncelerine önem vererek onların daha başarılı olmasını sağlayabilirsiniz.

4- Çocuğa yapıcı tavsiyelerde bulunmak: Eğer çocuğunuzun her davranışı eleştiriyorsanız bu oldukça yanlış bir tutumdur. Bir çocuğun sürekli olarak olumsuz yönlerini görmek ve onu incitecek laflar etmek çocuğunuzun mutsuz ve başarısız olmasına neden olur. Bunun yerine çocuğunuzun yapamadıkları şeylerde onu eleştirmek yerine, uygun davranışlar ve sözlerle uyarmak daha doğru olacaktır.

5 – Çocuğun kendine güvenmesini sağlamak:  Bu kural da her çocuk için geçerlidir. Çocukları teşvik edici ve destekleyici tavırlar sergilenmelidir ki çocuk karşılaştığı şeylerin üstesinden gelmeyi ve başarabileceğini hissetmeli.

6 – Çocuğun Düşüncelerine Önem Vermek: Eğer çocuğunuz için “O daha çocuk, anlamaz” diye düşünüyorsanız yanlış bir tutum içerisindesiniz demektir. Çünkü çocukluk dönemi hayatın temelini oluşturmaktadır. Çocuğunuz fikirlerini mutlaka her konuda almalısınız ve önemli olduğunu ona hissettirmelisiniz. Çocuk aile içerisinde ve okulda bir birey olarak kabul görülmek ister.

7 – Çocuğun kapasitesiyle orantılı beklenti içerisine girmek: Çocuklardan kendilerinin başarabileceğinden daha büyük bir beklenti içerisine girmemek gerekir. Çünkü her çocuğun başarabileceği kapasitesi vardır.