Polisiye konulu en iyi 15 macera kitabı

Bu listede, kendi alanında ve konusunda en iyi denilebilecek kitapları derledik, polisiye konulu kitap okumayı seviyorsanız listemize göz atmanızda yarar var.

Polisiye türünde yazılmış olan kitapları insanlar genel olarak pek sevmezler ancak sevenleri de bu kitapların bağımlısı olmuştur diyebiliriz. Bu kitaplarda gizem, suç, cinayet, şüphe, seri katiller bol miktarda bulunmakta olup okuyucuyu kendisine bağlamayı başarır. Bu yazımızda sizler için hazırlamış olduğumuz en çok okunan 15 polisiye – macera kitabı listesini bulabilirsiniz.

Genel olarak gizemli suç ve cinayetlerin konu alındığı bu kitaplarda; heyecan, şüphe ve merak dolu konular okuyucularını bekliyordur. Yazarların inanılmaz derecede özen gösterdiği kurgulardan oluşan bu romanların bir çoğunda seri katil ve ona bulmak isteyen dedektifler mutlaka bulunmaktadır. Mesela, Sir Arthur Conan Doyle’nin Sherlock Holmes karakteri bunlar arasında en çok bilinendir. Tabiki polisiye kitapları sadece dedektif ve seri katilden ibaret değildir.

Siz değerli okuyucularımız için hazırlamış olduğumuz bu yazımızda okuyucuların en çok tercih ettiği gerilim, aksiyon ve macera kitaplarını bulabileceksiniz. Şimdi en çok okunan 15 polisiye – macera kitapları listesine başlayabiliriz.

  1. Da Vinci Şifresi – Dan Brown

İlk kez 2003 yılında basılan bu kitap, 528 sayfadan oluşmaktadır. Bu kitabın edebi değeri de oldukça yüksektir. Bu eser Dan Brown tarafından yazılmış ve yayınlandığı ilk günün ardından büyük bir ses getirmeyi başarmıştır. İlk çıktığı haftalarda bile rekorları alt üst eden bu kitap New York Times, Wall Street Journal gibi dünyaca tanınan yayın organlarının en çok satan kitaplar listesinde çok uzun bir süre birinci olarak kalmayı başarmıştır. Gizem, macera ve merakın doruğa ulaştığı bu kitap, Hıristiyanlık dini ve sanat tarihi konularını da içermektedir. Bu bilgiler aslında tartışmaya açık bilgilerdir. Bu durum ise kitaba olan ilgiyi ve kitabın popülaritesini de daha fazla artırıyor. Kurgusu muazzam güzellikte olan bu kitabı okurken her sayfasında hatta her satırında yeni yeni şeyler öğrendiğinizi anlayacak ve dahası sürekli kendinizi bir araştırma yaparken bulacaksınız.

Da Vinci Şifresi Kitabının Özeti

Bu kitap bir cinayetle başlamaktadır. Cinayeti çözmek için ise çeşitli tezler ve fikirler sunulmaktadır. Bu tezler oldukça şaşırtıcı olduğundan Hıristiyanlık dinine mensup kişiler arasında tartışmalara neden oluyor. Bunlarla birlikte kitapta Hz. İsa ve Leonardo Da Vinci’nin hayatı ile de ilgili bilgiler bulunuyor. Herkesin bildiği üzere, Leonardo Da Vinci’nin eseri olan Mona Lisa tablosu içerisinde bir sürü gizemi barındırmaktadır. Bu kitapta da ünlü ressamın bu gizemli eserleri hakkında ipuçları veriliyor. Bilhassa Leo’nun eserleri arasında oldukça ünlü olan Son Akşam Yemeği adlı eseri ile ilgili bir çok görüş ortaya atılmıştır. Bu kitapta ise genel olarak ortaya atılan bu görüşler ve olaylar, Hıristiyanlardan ve tüm dünya genelindeki insanlardan eleştiri almıştır. Kitabın bir bölümünde İncil’in güvenilirliği ile ilgili yazılar olunca bu durum büyük ses getirmiştir.

  1. Olasılıksız – Adam Fawer

2005 yılında yayınlanan Adam Fawer imzalı bu kitap, bilim kurgu tarzında kaleme alınmış ve son yılların en çok okunan kitaplarından birisi olmayı başarmıştır. Kitabın ilk sayfasında bile çok sıra dışı bir kurgusunu anlayabilirsiniz. Olay örüntüsündeki geçişler okuyucuyu biraz yoruyor olsa da, konusunun ilginçliği ile kitabı bir çırpıda bitirebilirsiniz. Bu kitap bir çok ödülü de almış olduğundan, okumanız için şiddetle tavsiye ediyoruz. Yazar, olayları muhteşem bir şekilde okuyucuya aktarabiliyor. Olayları en ince ayrıntılarına kadar anlattığı için okuyucu olayı yaşıyor gibi hissediyor. Kitabın ana karakteri David Caine’nin ne hissettiğini bizzat deneyimleyebilirsiniz. Bu kitabı okunacak kitaplar listenize mutlaka eklemeniz gerekiyor.

Olasılıksız Kitabının Özeti

Ana karakter David Caine adında olasılık dehası bir öğretim görevlisidir. Olasılık üzerinde olan yeteneğini kumarda kullanarak para kazanmak ister. İlk zamanlar kazanacaktır ancak sonraları ise kaybeder. Tüm olayların olasılığını yüzde yüze yakın bir şekilde hesaplayabilen Caine, bundan dolayı başına işler açacaktır. Aynı zamanda epilepsi hastası olan Caine için doktorlar yapılacak çok fazla bir şeyin olmadığını söyleyince, başka bir doktor Caine’e bir teklifle gelir. Bu doktor bir tez üzerinde çalışmaktadır ve bu tezini David Caine üzerinde denemek ister. Bu Caine için iyi bir fikir olmasa da, doktorun vereceği parayı duyunca bu teklifi kabul eder. Çünkü kumardan dolayı ödemesi gereken çok fazla borcu birikmiştir. Hastalığının tedavisi adına yürütülen deneysel çalışmalarda olayların gerçekleşme olasılığını hesaplama yeteneği daha da gelişim gösterince artık olabilecek her türlü olayı tahmin edebilecek seviyeye geliyor. Yani bir nevi geleceği görebiliyor. Bu tedaviden sonra da bir teori olan Laplace’in Şeytanı’na dönüşüveriyor. Bu kitabın asıl konusu ise David Caine’in şeytana dönüşmesinden ziyade, onun bu yeteneği bilen kişilerin onun peşinde olması. David’in bir de ikiz kardeşi bulunuyor, adı Jasper. Bu ikili ile birlikte ajan Nava ve Dr. Tversky arasında geçen olaylar gerçekten bir solukta okunabilecek bir kurguya sahip. Aksiyona bu kitapla doyacaksınız ve dahası bu kitabı hiç sıkılmadan, her satırında bir sonraki satırı merak ederek okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.

  1. Siyah Kan – Jean Chirstophe Grange

Polisiye ve gerilim türünde romanları ile bilinen Fransız yazar, Siyah Kan isimli kitabını 2004 yılında yazmıştır. Bu kitapta katil baştan bellidir ancak kitabı elinize aldığınız andan itibaren ona bağlanacağınızın garantisini verebiliriz. Bir katilin ruh haline ve psikolojisine de atıfta bulunan bu kitap; katilin bu cinayeti niye ve nasıl işlediğini anlatıyor. Bilhassa katilin cinayeti işlemesi sırasındaki ruh hali midenizi bulandırabilir. Psikoloji konularını da barındıran bu kitabı okumak istediğinizde acaba sıkıcı mı diye düşünebilirsiniz ancak kitabı okumaya başladıktan sonra sıkıcılık bir kenara, elinizden dahi bırakamayacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Siyah Kan Kitabının Özeti

Bu kitap iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, katilin neden insanları öldürdüğü ve onları nasıl öldürdüğü anlatılmaktadır. İkinci bölümde ise, cinayetleri birebir yaşadığınızı ve korku ile yüzleştiğinizin farkına varabilirsiniz. Seri cinayetlere ilgi duyan gazeteci Marc Dupeyrat, Reverdi adında bir davayı araştırmak için işe koyulur. Onun seri cinayetleri olan merakı ise önceleri başından geçen bir olaydan kaynaklanıyor. Marc Dupeyrat, bir dostunun bileklerini keserek intihar etmesi ve sevgilisinin tecavüze uğradıktan sonra hunharca katledilmesinin ardından seri cinayetleri araştırmaya başlıyor. Reverdi’nin kendisine yazmış olduğu mektuplardan sonra Güneydoğu Asya’ya yolculuğa çıkan Dupeyrat, cinayetleri en ince ayrıntısına kadar araştırmaktadır. Bu kitabı okuyarak seri katilleri tanıyabilirsiniz. Ayrıca Siyah Kan kitabı, son dönemlerin en çok beğenilen ve en çok okunan polisiye macera türleri arasında bulunuyor.

  1. Bab-ı Esrar – Ahmet Ümit

Gaziantepli olan Ahmet Ümit, polisiye tarzında roman yazan en başarılı yazarlarımızdandır. Yazarın hemen hemen tüm kitaplarını okuduğunuzda kendinizi aksiyon ve maceranın kucağında bulabilirsiniz. Bab-ı Esrar, 2008 yılında yayınlanmış ve tüm kesimler tarafından sevilerek olumlu eleştiriler almıştır. Kitapta yüzyıllar boyu gizemi çözülemeyen bir cinayet konusu işlenmekle birlikte din ve aşk konularına da değinilmiştir. Ahmet Ümit’in kalemi kusursuzdur diyebiliriz. Şems ve Mevlana ile ilgili eğitici bilgilerin yer aldığı bu kitap, gayet akıcı bir dille yazılmıştır.

Bab-ı Esrar Kitabının Özeti

Aslında Mevlana’yı Mevlana yapan değerlerin başında Şems gelmektedir. Şems için Mevlana aşk, güneş gibi yakıştırmalar yapmıştır. Şems-i Tebrizi’nin cinayeti yüzyıllar boyu çözüme kavuşturulamamıştır ve bu kitapta da bu konu anlatılmaktadır. Azıcık da olsa Mevlana ve Şems ile ilgili bir bilginiz varsa kitabı okumak çok daha kolaylaşacaktır. Biz bilmeyenleri düşünerek küçük bir anımsatma yapmak istiyoruz. Mevlana’yı çok seven Şems, öncelikle Mevlana’nın oğlu ve tüm Konya halkı tarafından yoğun bir şekilde eleştirilere maruz kalır, kimse onu istemez ve hakarete uğrar. Mevlana’nın da başına bir şey gelmemesi için Şems bir süreliğine uzaklaşmak istese de iki dostun aralarındaki muhabbet öyle büyüktür ki, Mevlana onun yokluğuna dayanamaz ve Şemsi buldurarak geri yanına gelmesini sağlar. Bu kavuşmadan sonra Şems öldürülür. Kaynakların bazılarında başının kesilip bir kuyuya atıldığı söylenmektedir, bazılarında ise öldükten belli bir süre ellerinin kesilerek Mevlana’ya yollandığı söylenir. Evet, bu gizem dolu ölüm, Ahmet Ümit’in kaleminden muazzam bir kurgu ile anlatılmaktadır.

  1. Akıl Oyunlarının Gölgesinde – Sherlock Holmes – Sir Arthur Conan Doyle

Sir Arthur tarafından yaratılan Sherlock Holmes karakteri, polisiye ve dedektif türündeki kitapların en çok bilineni ve belki de en çok okunanıdır. İlk olarak kahramanımız Sherlock Holmes hakkında küçük bir bilgi vermemiz gerekecek. Bu karakter yazarın hayal ürünüdür aslında. Sherlock Holmes, olaylardaki en ince ayrıntıları araştırarak ipucu arayan, araştırmış olduğu tüm olayları çözüme kavuşturan ve oldukça zeki bir dedektiftir. Sherlock Holmes serisinde yazar her kitabında farklı farklı olayları ve maceraları anlatmaktadır. Bu kitap ise toplam 12 hikayeden oluyor ve Sir Arthur’un en çok okunan kitaplarından birisi olmayı başarmış. Bu kitapların bir özelliği ise olayların çarçabuk çözüme kavuşturulmasıdır. Kısacık hikayelerde, bu ne kadar ayrıntı diye soru sorduğunuzda kitabı da bitirdiğinizi göreceksiniz.

Akıl Oyunlarının Gölgesinde – Sherlock Holmes Kitabının Özeti

Hiç kimsenin göremediği ayrıntıları kıvrak zekası sayesinde yakalayan Dedektif Holmes’in birbirinden güzel 12 hikayesini bu kitapta bulabilirsiniz. Evet, Sherlock sihirbaz felan değil, cin ya da hayaletleri de kullanmıyor. Ancak başkaları için önemli olmayan en ince ayrıntıları araştırarak olayların çözümlenmesini sağlıyor. Tüm ipuçlarını çok zeki bir şekilde tahlil ettiği için onun zekasına hayran kalırsınız. Sherlock, hayattaki her şeyin ayrıntılarda gizli olduğunu öğretmiştir ve her işin ciddiye alınmasını bizlere göstermiştir. Sempatik dedektif Sherlock Holmes. Eğer daha önce Sherlock Holmes kitaplarını okumamışsanız, bu başlangıç için çok uygun olacaktır. Bu kitaplarda aşırı gizem ve kurgu bulamayacaksınız ancak polisiye ya da aksiyon seviyorsanız Sherlock karakterine bayılacaksınız.

  1. Ejderha Dövmeli Kız – Stieg Larsson

Bu kitap 2005 yılında yayınlanmıştır. Stieg Larsson, Millenium serisi olarak yazdığı üçlemenin, ilk kitabıdır. Yazıldığı ilk günden şimdiye kadar Avrupa’nın en çok okunan kitaplar listesinde yerini almayı başarmıştır. Bu kitap, tam olarak 41 ülkede tüm satış rekorlarını alt üst etmiştir. Kitaba yapılan uzman yorumlarının bazıları ise, hipnotize edici, saatli bomba, tam bir dinamit gibi yakıştırmalar yapılmıştır. Bu durumda da kitabın ne kadar mükemmel olduğu hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Ejderha Dövmeli Kız Kitabının Özeti

Bu kitap çok güzel bir aksiyona ve merakları canlı tutan bir kurguya sahiptir. Toplam 646 sayfa olsa da bir çırpıda okuyabileceğiniz, sürükleyici ve bol maceralı bir kitap olma özelliği taşımaktadır. Kitabımız 2011 yılında sinemaya da uyarlanmıştır. Kitabın ilk başlarında sıradan bir macera hikayesi gibi hissedilse de, içerdiği konular ve yazarın kaleminin ustalığı sayesinde ne kadar kaliteli olduğunu gözler önüne seriyor. Kitabın öyküsü ise kısaca şu şekilde; Henrik Vanger adında yaşlı bir adama her doğum gününde bir çiçek gelmektedir ancak göndericinin kim olduğu bilinmemektedir. Vanger bu durumu araştırsa da bir sonuç elde edemez. 1966 yılında ise Vanger’in yeğeni Harriet ortadan kaybolmuştur. Gizemli çiçeklerde onun kaybolmasından sonra Vanger’e gelmeye başlamıştır. Vanger kendi çabaları ile olayı çözemeyince Mikael Blomkvist’ten yardım talep eder. Bu kişi de olayları çözmeye çalştığı sırada, romana bir kız dahil olur. Onun adı da Ejderha Dövmeli Kız. Bunun ardından da bir takım cinayetler, katiller ve Harriet’in kayboluşu gibi konular üzerine yoğunlaşılır. Kitabın anlatımı ve akıcılığı gerçekten muazzam güzelliktedir.

  1. Aklından Bir Sayı Tut – John Verdon

Aklından Bir Sayı Tut kitabı 2010 yılında yayınlanmıştır. Kusursuz bir kurguya sahip olan bu polisiye tarzındaki romanı okuduğunuzda her sayfanızda merakınız artacak ve kendinizi muhteşem bir gerilimin içinde bulacaksınız. Kitabı ilk sayfasından son sayfasına dek soluksuz okuyabilirsiniz. Bu kitapta katil son sayfalara kadar açıklanmıyor ve heyecan da giderek artıyor. Betimlemelerden epeyce faydalanılmış bu kitapta. Yazarın kendine özgü bir üslubu vardır ve cinayetlerin çözümünde katilin kendi iç dünyasını da anlatmaya çalışıyor.

Aklından Bir Sayı Tut Kitabının Özeti

Emekli dedektif olan Dave Gurney’e bir gün bilmediği yerden bir mektup gelir. Mektupta 1 ile 1000 arasında bir sayı tutması istenmektedir. Mektubu yollayan şahıs ise Dave’in hangi sayıyı tutacağını bilecek kadar onu tanıyordur. İlk sayfalarda romanın kurgusu tek bir kişi üzerine yoğunlaşıyormuş gibi görünse de ileriki ölümlerde karakterlerin arttığını göreceksiniz. Ana kahramanımız Dave, emeklilikten sonra tüm işlerden uzakta kafa dinlemeyi tercih etmek ister. Fakat gelen bu mektup üzerine, kendini tekrar cinayetlerin ortasında onları çözmeye çalışan bir dedektif olarak bulacaktır.

  1. Doğu Ekspresinde Cinayet – Agatha Christie

Bu yazar da polisiye kitaplarının vazgeçilmezleri arasında sayılıyor. Agatha Christie’nin 100’ün üzerinde kitabı bulunuyor. Sherlock Holmes’e benzeyen dedektif bu kitapta da bulunuyor. Bu dedektifin ismi ise Hercule Poirot. Agatha Christie, polisiye romanlar haricinde Mary Westmacott lakabı ile aşk kitapları da kaleme almış bir yazardır. Bahsettiğimiz bu kitap ise polisiye severler tarafından kesinlikle okunacaklar listesine eklenmeli diye düşünüyoruz. Sayfa sayısı az olan ve gayet sakin bir şekilde devam eden bu kitap, tüm bunlara rağmen okuyucularının aksiyon ve maceraya doymasını sağlıyor.

Doğu Ekspresinde Cinayet Kitabının Özeti

Kitabın konusu ismi ile müsemma bir şekilde trende gerçekleşen cinayeti anlatmaktadır. Bir tren Londra’ya gitmek üzere iken hava şartlarının olumsuz olması nedeniyle yarı yolda kalır ve yoluna devam edemez. Bekleyiş sırasında da, trendeki odaların birisinde bir ceset bulunur. Bütün kitapta da bu cinayetin faili araştırılır. Yazarın baş karakteri Hercule Poirot, hemen hemen bütün kitaplarında tren yolculuğu yapmaktadır. Bu cinayeti çözmek için trendeki herkesi sorgulayan Poirot, bir şekilde cinayeti çözecektir. Bu kitabı okuduğunuzda trendeki herkesten şüpheleneceksiniz ve kendinizi düşünürken bulacaksınız.

  1. Melekler ve Şeytanlar – Dan Brown

Dan Brown’un bir başka romanı olan Melekler ve Şeytanlar adlı kitabı 2000 yılında yayınlanmıştır. Bu çalışma gerçekten mükemmel bir kurguya sahiptir ve gizem ile aksiyon ile birlikte, felsefe, din, bilim ve fizik gibi konular kitapta işlenmektedir. Kitabın ilk başlarında anlamakta birazcık zorluk çekebilirsiniz fakat olaylar ilerledikçe kendinizi alamayacaksınız. Kurgu ve kitaptaki karakterler usta bir şekilde harmanlanıp, olay örüntülerinin muhteşem olduğu bu kitapta illuminati ile ilgili kavramlardan söz edilmektedir. Bu kitap aynı zamanda beyaz perdeye de uyarlanmıştır.

Melekler ve Şeytanlar Kitabının Özeti

Da Vinci’nin şifresi kitabının ana karakteri olan Robert Langdon’a bu kitapta da rastlıyoruz. Ana karakterimize, sabahın ilk saatlerinde bir faks gelir ve ünlü fizikçinin birisinin göğsüne dağlanarak yazılmış bir şifreli yazının çözülmesi istenmektedir. Fizikçinin göğsünde ise Katolik Kilisesi ile yüzyıllar boyu bir çekişme yaşayan illüminatinin bir sembolü vardır. İlluminati, kilisenin insanlar üzerindeki etkisini kırmak ve onun tekeline son vermek istemektedir. Bu nedenle de tüm çalışmaları saklı bir şekilde yapmaktadır. Ancak durumdan haberdar olan Kilise, sonraları illüminati üyelerini katletmeye başlar. Kendilerine kardeşlik örgütü diyen İllüminati ise, bu ölümlerin intikamını alabilmek için daha da kenetlenecektir. Gerçekten çok büyük donanımlarla hazırlanan bu kitap, ilk başlarda pek anlaşılamayan kavramlar içerse de ilerledikçe anlam kazanmakta ve okuyucunun tüm soru işaretlerini gidermektedir.

  1. Çırak – Tess Gerritsen

Bu kitap Rizzoli & İsles serisinin ikinci kitabıdır. 2002 yılında yayınlanmıştır. Kitapta kullanılan dil oldukça sade ve anlaşılır olmakla birlikte konusu itibariyle de heyecanın en yüksek seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Tess Gerritsen’in mesleği aslında doktorluktur. Ancak kariyerindeki tüm birikimlerini kitaplara aktarabilmiş bir yazar olmayı da başarmış bir doktor. Bu kitapta polisiye türünde bir hikaye ele alınmıştır ve cesetlerin olduğu bölümlerde tıbbi bilgiler de işin içerisine girince, nefesinizi tutarak okuyacağınız bir kitap haline dönüşmüştür. Bu kitabı okuyanların yorumları ise genellikle, gündelik hayatta kitabın etkisini hissettiğini söylemektedirler. Hatta katilin kendi yanında, odasında ve yatağında olduğunu bir çok okur düşünüyormuş. Kitabın ne kadar gerçekçi olduğunu bu şekilde anlayabiliriz.

Çırak Kitabının Özeti

Rizzoli & İsles serisinin ikinci kitabı olan Çırak, ilk kitaptaki Cerrah’ı takip eden bir katil. Cerrah, kadınların boyunlarını kesip onları öldürüyor ve rahimlerini alıp saklıyordu. Çırak ile Cerrah arasındaki tek fark ise, öldürdüğü kadınların rahimlerini almaması. Rizzoli ise Cerrah konusunu bitirdiğini düşünürken, şimdi de Çırak’ın işlediği cinayetler silsilesi baş göstermiştir. Daha önceki cinayetlerin bir benzeri olan bu olaylar Rizzoli’nin kafa karışıklığına sebep olmaktadır. Bunun sebebi ise Cerrah artık yakalanmıştı ve cinayet işleyemiyordu. Peki ama bu cinayetleri ondan başka kim işleyebilirdi? Evinde ölü bulunanlar ya da vücutları paramparça olmuş kadınlar Cerrah’ın işlediği cinayetlere tıpatıp benziyordu. Bu kitabı okuyarak cinayetleri kimin işlediğini bulabilirsiniz.

  1. Sultanı Öldürmek – Ahmet Ümit

Ahmet Ümit’in 2012 yılında yayınlanan bu kitabı, hem aşk hem de tarih konularından oluşan polisiye tarzında bir romandır. Bu kitapta Fatih Sultan Mehmet’in hayatı, İstanbul’un fethedilmesi ve aşk için adanan koca bir ömrü bulacaksınız. Yıllar boyu devam eden bu aşk, çok başarılı bir polisiye kurguyla harmanlanınca ortaya gerçekten muazzam bir eser çıkmış diyebiliriz. Bu sayede yazarın ne kadar zeki ve yetenekli olduğunu hayranlıkla okuyorsunuz. Sürpriz sonları seven okuyuculara uygun olan bu kitapta, son sayfalara kadar katilin kim olduğu ile ilgili küçücük bir ipucu bile yoktur desek yanlış olmaz.

Sultanı Öldürmek Kitabının Özeti

Polisiye türünde yazılmış olsa da tarih ve aşk gibi konularında yoğun olarak işlendiği bu kitapta, mükemmel bir kurgu olduğunu hemen fark edeceksiniz. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ve yükselişi ile İstanbul’un fethedilişinin en küçük ayrıntıları, dönemin siyasi tutumları gibi bir çok konuyu kitapta bulabilirsiniz. Osmanlı Devleti’ne ait belgelerin de bulunduğu bu kitapta o dönemdeki bir cinayet araştırılmaktadır. Yazar öyle bir hünerle kitabı kaleme almıştır ki, okuyucuların hepsi katil ile ilgili sürekli fikir değiştirmek zorunda bırakılıyor. Katil için sürekli yeni tahminler yaptığınız sırada, öte yandan da tarihi konular ile ilgili yeni bilgiler öğrenerek bu konuları araştırma isteği de duyacaksınız.

  1. Sil Baştan – Ken Grimwood

Polisiye türünün başarılı bir örneği olan bu kitap ilk olarak 1987 yılında basıldıktan sonra, 1988 yılında Dünya Fantezi En İyi Roman Ödülü’nü almayı başarmıştır. Kitap sinemaya da uyarlanmıştır. Gayet sadece, akıcı ve sürükleyici bir dile sahiptir. Bu kitabı okumaya başladığınızda kendi hayatınızı sorgulayacak ve olan biteni düşüneceksiniz. Yani bu kitap size ayna tutacak da diyebiliriz. Bu kitabı da bir solukta okuyacağınıza emin olabilirsiniz.

Sil Baştan Kitabını Özeti

Ana karakterimiz Jeff Winston, 43 yaşında iken ölür. Ancak tekrar diriliyor ve tam 25 yıl öncesinde. Yani tekrar dirildiğinde 18 yaşında ve üniversite okuduğu yıllarda kendini buluyor. Yaşamış olduğu tüm olaylar, üniversite döneminde kalmış olduğu yatakhane, arkadaşları ve bütün hayatı eski yaşamış olduklarının tıpatıp aynısı. Aradaki tek fark ise gelecekte başından geçecek olayları en ince detayına kadar biliyor olması. Romanı enteresan ve sıra dışı yapan özelliği de zaten bu. Jeff, bundan sonra nelerin başına geleceğini bilir, zira hepsini önceki hayatında yaşamıştır. Bunlara sevdiği kişilerin ne zaman öleceğini bilmesi ve yapmış olduğu tüm hatalar da dahildir. Eşsiz bir kurguya sahip bu kitap, eğer bir kez daha hayata gelme şansımız olsa idi, neler yapabileceğimizi düşünmemize neden oluyor.

  1. Şah Mat – Mario Mazzanti

Yine seri katilin hikayesini anlatan başarılı bir kitap daha. Bu kitabı okuduğunuzda kimin ne olduğu, ne yaptığını anlamak da zorluk çekeceksiniz. Kafanız allak bullak olacak. Okuyucuda böyle bir etkiyi yakalayabilmek adına yazar sürekli olayların yönüne başka taraflara çekmeye çalışmış ve başarılı da olmuştur. Adrenalinin hat safhada olduğu kitabı ne kadar zekice ve büyük bir emek verilerek yazıldığına şahit olacaksınız.

Şah Mat Kitabının Özeti

Psikiyatr alanında uzman olan doktor Claps, katillerin bir cinayeti işlediği sıradaki psikolojik halleri ve neler hissetiği üzerine İtalyan polislerine eğitim vermektedir. Bir katilin işleyeceği cinayeti ne şekilde planladığı, maktulün üzerinde ne gibi etkiler bıraktığı, cinayet planını hazırlarken ki ruh hali ve neler hissetiği gibi konular bu eğitimde anlatılmaktadır. Yapmış olduğu işi çok seven ve bu alanda kariyer yapmak isteyen Claps, şimdi ise diğerlerinden çok farklı olan bir katile, tabiri caizse sert kayaya toslamıştır. Bu seri katil, işlemiş olduğu tüm cinayetleri üç hamlede biten ve şah mat olacak şekilde bir satranç oyununa benzetmektedir. Kitabımızın konusu da bu satranç müsabakasını hangi tarafın kazanacak olmasıdır. Acaba Claps ve İtalyan polisler bu cinayetleri önleyebilecekler mi?

  1. Kızıl Nehirler – Jean Christophe Grange

Kızıl Nehirler polisiye türü ile birlikte, içerisinde macera, korku, gerilim ve aksiyonu da barındıran bir kitaptır. Okurken bu kitaba hapsolup bir solukta bitirebilirsiniz. Bu kitap 20 nin üzerinde farklı dillere çevrilmiştir. Bu kitabı okumaya başladığınızda bitirdikten sonra kapatacağınıza neredeyse eminim. Çünkü her sayfası ayrı bir macera ve aksiyon dolu. Bu durumda da kitabın ne kadar sürükleyici olduğunu tahmin edebilirsiniz. Konunun dışında hiçbir gereksiz anlatımın da olmaması, kitabı daha da okunabilir hale getirmiştir.

Kızıl Nehirler Kitabının Özeti

Siyah Kan kitabı kadar Kızıl Nehirler kitabı ile de Grange çok büyük başarılar elde etmiştir. Sadece Fransa ile sınırlı kalmayarak bütün dünyada en çok satanlar listesine girmeyi de başarmıştır. Kitabın konusu hakkında kısa bir bilgi verecek olursa; hiçbir özelliği birbirine benzemeyen Fransız ve Arap bir polisin kitabın ana karakterleri olduğunu söyleyebiliriz. Tek ortak yönleri ise; polis olmadan evvel sokaklarda büyümüş olmalar, kötülüğü, yokluğu ve zorbalıkları görmüş oldukları için polis olmayı tercih etmişler. İkisi de işlenen bir cinayeti birbirinden bağımsız bir şekilde çözmeye çalışırlar ancak birbirlerinden haberleri yoktur. Aslında bu iki cinayeti çözmek için görevlendirildiklerinde cinayetlerin aynı birbiri ile bağlantılı olduğu da bilinmemektedir. Hatta bu iki cinayet bağlantılı mı yoksa birbiri arasında ilişki var mı gibi soruları okuyuculara bırakalım.

  1. Trendeki Kız – Paula Hawkins

Trendeki Kız kitabı toplam 360 sayfadan oluşmaktadır. Bu kitabı okuduğunuz zaman katilin kim olduğunu son sayfalara kadar bulmak şöyle dursun tahmin bile etmekte zorlanacaksınız. Trendeki Kız kitabının türü için polisiye ve psikolojinin harmanlanmış olduğunu söylemek daha doğru olur. Bu kitabı okumaya başladığınızda büyük bir heyecan duyacak ve keyif alacaksınız. En çok okunan polisiye romanları arasında bulunuyor olsa da sıkıcı olduğunu düşünen okurlarda elbette var. Paula Hawkins ise bu konuda “Her iyi olan, herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir” diyor. Ama bize okunulması gereken polisiye romanlarından bir tanesidir.

Trendeki Kız Kitabının Özeti

Kitabımızın ana karakterleri, Megan, Anna ve Rachel adında üç kişidir. Rachel trenleri aşırı seven ve alkol aldığı zamanlarda ne yapacağı pek de belli olmayan bir kadın, Anna ise Rachel’in eski kocasının yeni karısı, Megan ise Scott’un eşidir. RAchel ise Megan ve Scott çiftinin hayatına daha sonra dahil olmuş birisidir. Her gün tren kullanarak işini gidip gelen Rachel, bu çifti sürekli olarak gözlemektedir. Diğer yandan da eski kocası ile başka bir kadının kendi evinde çok mutlu yaşadıklarını düşününce çılgına dönmektedir. Alkol ne zaman kullansa Anna ve Rachel çiftine hayatlarını zehir eder. Demir yolu yakınlarında bir kadın cesedine rastlanılır. Kitabın hikayesi de bundan sonra başlıyor.  Kitabın yazarı ise hikayeye üç kadının ağzından anlatarak bu kitabı daha bir değerli hale getirmiştir.