Türkiye’nin Yeryüzü Şekilleri ve Genel Özellikleri Nelerdir?

Milyonlarca yıllık değişimin ardından dünya günümüzdeki halini almıştır. Jeolojik dönemlerde oluşmuş bu değişimler, iç ve dış kuvvetlerden bir hayli etkilenmiştir. Şimdi sizlere Türkiye’nin dağ, ova, plato gibi yeryüzü şekillerinden ve bunların özelliklerinden bahsedeceğiz.

Dünya üzerinde yeryüzü şekilleri, rüzgar, sel, volkanik patlama, deprem buzul erimesi, heyelanlar vb. doğa olaylarına bağlı olarak oluşmuştur. Oluşumu çok uzun zaman diliminde gerçekleşen yeryüzü şekilleri çok farklı zamanlarda meydana gelmiştir. Her bir yeryüzü şeklinin oluşabilmesi için çok farklı süreçlerden geçmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin yeryüzü şekillerini kaba taslak incelediğimizde; ortalama yükseltisi 1132 m olan, dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip, dağların kıyıya doğu- batı yönlü yani paralel uzandığı, Alp Himalaya kıvrım dağ kuşağında bulunan, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke diyebiliriz.

Ülkemizin doğusunda volkanik dağlar bulunurken, iç kesimlerde ise tektonik platolar bulunmaktadır. Türkiye, yarım ada olduğundan dolayı ülke içindeki akarsuların boyları kısadır. İç ve dış kuvvetler Türkiye’deki yeryüzü şekillerinin oluşmasında oldukça etkili olmuştur.

Türkiye’nin Yeryüzü Şekillerinin Özellikleri Nelerdir?

Türkiye, jeolojik devirlerde gerçekleşen iç ve dış kuvvetlerin etkisi ile bugünkü yeryüzü şekillerine sahip olmuştur. Yeryüzü şekilleri ile dağ, ova, plato, akarsu vb. anlaşılmalıdır. Ülkemizde yeryüzü şekillerinin oluşmasını etkileyen iç ve dış kuvvetleri şöyle özetleyebiliriz;

İç Kuvvetler: enerjisini yerkürenin içerisindeki magma tabakasından alan iç kuvvetler, yeryüzüne asıl şekli veren güçtür. Kırık ve kıvrım dağlar,  volkanik dağ oluşumu, denizler meydana gelen ve med- cezir diye bilinen gel – git olayları, volkanik patlama sonucu yeryüzünün lavlarla örtülmesinde iç kuvvetler oldukça etkilidir. Ülkemizde ise en önemli iç kuvvet, orojenik ve epirojenik hareketlerdir.

Dış Kuvvetler: burada ise enerjiyi güneşten alan bir kuvvet söz konusudur. İç kuvvetlerin etkisi ile oluşan yeryüzü şekilleri dış kuvvetlerin etkisi ile biçimlenmeye başlar. Akarsu, buzul, akıntı, rüzgar gibi aşındırma gücü yüksek olan kuvvetler dış kuvvetler olarak söylenebilir. Ülkemizdeki yer şekillerinin oluşmasındaki en etkili dış kuvvet ise akarsulardır.

Türkiye’nin yeryüzü şekillerinin genel özellikleri şunlardır;

  • Yüksek bölgelerdeki düzlükler sayesinde yaylacılık faaliyeti yoğundur.
  • Yükseltisi fazla olduğundan ve engebeli bir araziye sahip olduğundan yol yapımı daha pahalıya mal edilir.
  • Çok kısa mesafede daha yükselti aniden değişebilir.
  • İklim, bitki örtüsü, tarım ürünleri ve nüfus yoğunluğu farklılık gösterebilir.
  • Dağlar denize paraleldir.
  • Kıyılarda falez fazlaca bulunur.
  • Boyuna kıyı tipi görülmektedir.
  • Kıta sahanlığı dardır.
  • Kıyıdan iç kesimlere doğru gitmek istenildiğinde tüneller ve geçitler kullanılmaktadır.
  • Kıyıların gerçek ve kuş uçuşu uzunluğu arasında fark oldukça fazladır.

 

Türkiye’nin Dağları

Türkiye’de en yaygın yeryüzü şekli olarak dağlar görülmektedir. Bu dağlar iklim, bitki örtüsü nüfus yoğunluğu ve ekonomik alandaki faaliyetlerde oldukça etkili olmuştur. Kıyıdan yükseğe doğru çıkıldığında bitki örtüsü çeşitliliği artar. Genellikle doğu- batı yönünde sıradağlar mevcuttur. Ülkemizdeki dağlar orojenik ve volkanik patlamalar sonucu oluşmuştur.

Orojenik Hareketlerle Meydana Gelen Dağlar

Orojenez dağ oluşumu anlamına gelmektedir. Bu hareketlenmenin etkisi ise oluşan sıradağlar iki şekilde meydana gelir. Kıvrılarak ya da kırılarak.

  • Kıvrım Dağları: Orojenik hareketin ardından yeryüzü üzerindeki esnek tabaka kıvrılır ve yükselmeye başlar. Böylelikle kıvrım dağlar meydana gelir. Türkiye de Alp Himalaya kıvrım dağ kuşağında bulunmaktadır. Kuzey Anadolu Dağları ve Toros Dağları bu şekilde oluşmuştur. Yükselme sonucu yüksekte kalan kısma “antiklinal” , alçakta kalan kısma ise “senklinal” denilir.
  • Kırık Dağlar: Orojenik hareketin ardından bazı dağlar kıvrılamaz. Kıvrılamayan bu dağlar kırılmaya başlarlar. Kırılmanın ardından bazı bölgeler çökmekte, bazı bölgeler ise yüksekte kalmaktadır. Yüksekte kalan kısımlara “horst”, alçakta kalan kısımlara “graben” denmektedir. Fay hatları ise Horst ve grabenler arasında bulunurlar. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki dağlar bu şekilde meydana gelmiştir. Ülkemizdeki kırık dağlar şunlardır; Menteşe Dağları, Kaz Dağları, Kazak Dağları, Madra Dağları, YundDağları ve Boz Dağlar.

Volkanik Hareketlerle Meydana Gelen Dağlar

Yerkabuğunun merkez kısmında yüksek derecede ve erimiş halde bulunan magma, basınç arttığında yerküredeki çatlak olan kısımlardan dışarı çıkması sonucu volkanik dağlar meydana gelir.

  • Doğu Anadolu’daki Volkanik Dağlar:Ağrı Dağı, Tendürek Dağı, Nemrut Dağı, Süphan Dağı.
  • İç Anadolu’daki Volkanik Dağlar:Erciyes Dağı, Hasan Dağı, Karadağ, Karacadağ, Melendiz Dağı.
  • Ege Bölgesi’ndeki Volkanik Dağlar:Kula Tepeleri
  • Marmara Bölgesi’ndeki Volkanik Dağlar:Uludağ
  • Güneydoğu Anadolu’daki Volkanik Dağlar:Karacadağ
  • Karadeniz Bölgesi’ndeki Volkanik Dağlar:Köroğlu Dağları
  • Akdeniz Bölgesi’ndeki Volkanik Dağlar:Hassa Bölgesi

Türkiye’deki Dağların Coğrafi Dağılımı

  • Kuzey Anadolu Dağlar: Alp Himalaya dağ kuşağının ülkemizdeki kuzey kısmı meydana getiren dağlardır. Karadeniz Bölgesi’nde kıyıya paralel olarak iki sıra şeklinde uzanan bu dağların birinci sırası; Canik, Küre, Giresun, Gümüşhane, Kalkanlı, Rize ve Trabzon Dağları’dır. Batıdan doğuya doğru uzanan ikinci sıra ise Köroğlu, Ilgaz, Yıldız, Deveci, Çimen, Kop, Mescid ve Yalnızçam Dağları’dır.
  • Güney Anadolu Dağları: Batı ve Orta Toros dağ sıraları bu dağları oluşturur. Batı Toroslar Antalya Körfezi’nin her iki tarafına uzanır, Elmalı, Bey, Geyik ve Sultan Dağları’ndan oluşur. Orta Toroslar ise Taşeli Platosu ile Uzun Yayla arasında kalan bölgedeki dağları kapsar. Bolkar, Aladağlar, Tahtalı, Binboğa ve Nur (Amanos) Dağları’ndan oluşmaktadır.
  • Güneydoğu Anadolu Dağları: Bu dağ sırasının zirve noktası Hakkari ilindeki Buzul dağıdır. (Uludoruk 4135 m) Bu dağ sırasında ise; Malatya Dağları, Genç Dağlar, Hakkari Dağları, Bitlis Dağları ve volkanik bir dağ olan Karacadağ bulunmaktadır.
  • Doğu Anadolu Dağları: Büyük çoğunluğu Orta torosların devamı niteliğindeki sıradağlardır. Tahtalı, Mercan, Aras, Karasu Dağları’dır. Ayrıca volkanik birer dağ olan Büyük ve Küçük Ağrı, Süphan, Tendürek ve Nemrut Dağları da bu bölgede bulunan dağlardır.
  • İç Anadolu Dağları: dağlarSultan, Sündiken, Tecer, Çamlıbel, Akdağlar, Hınzır Dağları ile; Erciyes, Melendiz, Hasan, Karadağ ve Karacadağ gibi bir çok volkanik dağ iç Anadolu bölgesinde bulunmaktadır.
  • Batı Anadolu Dağları: Kırılma sonucu olarak oluşan horstlar genellikle bu bölgede sıkça görülmektedir. Biga, Kaz, Madra, Yund, Bozdağlar, Aydın ve Menteşe Dağları bu bölgedeki dağlardır.

Türkiye’nin Platoları

Akarsuların aşındırması sonucu yarılmış ve çevresine göre yüksek kesimlerde olan geniş ve düz arazilere plato denilmektedir. Ülkemizde ise en çok Tuz Gölü ve çevresinde plato oluşumuna rastlanılır. Türkiye’de platolar geniş alanlıdır. Türkiye’nin arazisi her ne kadar engebeli ve dağlık olsa da üçüncü ve dördüncü jeolojik dönemlerdeki toplu yükselmelerin ardından platolar bu kadar çok oluşmuştur. Platolar oluşum şekillerine göre volkanik, karstik, tabaka düzlüğü platoları ve aşındırma platoları olarak dörde ayrılırlar.

  • Volkanik Platolar: Akarsuların lav tabakasını yarması sonucu oluşmuşlardır. Bu platoların toprak verimliliği oldukça yüksektir. Fakat bu platolar çok yüksekte olduğu için iklim şartları elverişsiz olduğundan önemli bir bölümü tarım arazisinde kullanılamaz. Erzurum-Kars Platosu ve Ardahan Platosu birer volkanik platodur.
  • Karstik Platolar: Eriyebilen kayaç yapısına sahip araziler, akarsular tarafından aşındırılır ve karstik platolar oluşur. Akdeniz Bölgesinde bulunan Taşeli ve Teke Platoları birer karstik platodur.
  • Tabaka Düzlüğü Platoları: Yatay duruşlu ismi ile de bilinen bu platolar, kumlu, killi ve tortullu tabakaların, akarsular tarafından aşındırılması sonucu meydana gelir. İç Anadolu Bölgesindeki Obruk, Cihanbeyli, Haymana, Bozok, Uzunyayla ve Yazılıkaya bu tür platolara örnek olarak verilebilir. Ayrıca Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Gaziantep ve Şanlıurfa Platoları da bu tür platolar içerisindedir.
  • Aşındırma Platoları: Akarsu veya rüzgarın çok uzun yıllar yeryüzü şekillerini aşındırmasından sonra oluşan platolardır. Marmara Bölgesindeki Çatalca Kocaeli Platosu ile Karadeniz Bölgesindeki Perşembe Platosu bu tür platolar arasında gösterilebilir.

Türkiye’nin Ovaları

Akarsular tarafından taşının alüvyal tabakanın birikmesi sonucu oluşmuş geniş düzlüklere ova denir. Platolar yüksekteki düzlük, ovalar ise alçakta kalan bölgelerdeki düzlük olarak tanımlanabilir. Ovalar, genellikle yerleşime uygun ve tarım için elverişli olmasının yanı sıra ulaşım açısından da kolaylıklar sağlamaktadır. Ovaları oluşumlarına göre inceleyecek olursak;

Tektonik (Çöküntü) Ovaları

Fay hatlarından kaynaklı oluşmuş çöküntülere akarsuların alüvyon taşıması sonucu oluşmuşlardır. Bölgelere göre tektonik ovaları şöyle sıralayabiliriz.

  • Ege Bölgesi:Soma Ovası, Bergama Ovası, Turgutlu Ovası, Akhisar Ovası, Salihli Ovası, Torbalı Ovası, Söke Ovası, Alaşehir Ovası, Ödemiş Ovası, Yeni Pazar Ovası ve Koçarlı Ovası.
  • Marmara Bölgesi:Adapazarı Ovası, Balıkesir Ovası, Mustafa Kemalpaşa Ovası, Bursa Ovası, Ergene Ovası ve İnegöl Ovası.
  • Akdeniz Bölgesi:Amik Ovası ve Kahramanmaraş Ovası.
  • Karadeniz Bölgesi:Bolu Ovası, Düzce Ovası, Sulu Ova, Tosya Ovası, Taş Ova, Merzifon Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası, Zile Ovası, Turhal Ovası ve Artova.
  • Doğu Anadolu Bölgesi:Elazığ Ovası, Malatya Ovası, Varto Ovası, Karlıova, Hınıs Ovası, Elbistan Ovası, Iğdır Ovası, Erzurum Ovası, Erzincan Ovası, Yüksekova, Pasinler Ovası ve Tercan Ovası.
  • İç Anadolu Bölgesi:Kayseri Ovası, Konya Ovası, Develi Ovası, Aksaray Ovası, Eskişehir Ovası ve Çubuk Ovası.
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi:Ceylanpınar Ovası, Suruç Ovası, Birecik Ovası ve Harran Ovası.

Delta Ovaları

Akarsular tarafından taşınmış olan alüvyonların deniz kıyısında bir yerde birikmesi sonucu meydana gelmişlerdir. Delta ovasının varlığından söz edilecekse o denizde gel git olayının olmaması ve kıyıdaki derinliğin çok fazla olmaması gerekmektedir. Delta ovalarının bölgelere dağılımı şöyledir;

  • Ege Bölgesi:Balat Ovası (Büyük Menderes ile), Selçuk-Efes Ovası (Küçük Menderes ile), Menemen Ovası (Gediz ile), Dikili Ovası (Bakırçay ile).
  • Akdeniz Bölgesi:Çukurova (Ceyhan ve Seyhan nehirleri ile) ve Silifke Ovası.
  • Karadeniz Bölgesi:Bafra Ovası (Kızılırmak ile), Çarşamba Ovası (Yeşilırmak ile).

Karstik Ovalar

Kalker, alçıtaşı gibi kolay aşınabilen yapıya sahip bölgelerde çözünme sonucu meydana gelen ovalardır. Ülkemizde daha çok Akdeniz Bölgesinde bulunan karstik ovalar toprak bakımından oldukça verimsizdir. Acıpayam Ovası, Tefenni Ovası, Korkuteli Ovası, Muğla Ovası, Elmalı Ovası ve Kestel Ovası karstik ovalara örnek olarak verilebilir.

Eski Göl Yeri Ovaları

Daha çok İç Anadolu Bölgesinde oluşan ovalardır.

Lav Örtüsü Ovaları

Volkanik hareketlerden sonra oluşmuşlardır. Muradiye Ovası, Malazgirt Ovası ve Çaldıran Ovası örnek olarak gösterilebilir.

Dağ Eteği Ovaları

Dağın yüksek olduğu bölgelerinden akarsular tarafından taşınan malzemelerin eğimin daha az olduğu dağ eteklerinde birikmesi ile oluşan ovalardır. Bursa Ovası, Akşehir Ovası ve İnegöl Ovası dağ eteği ovalarına örnektir.